8 Kasım Dünya Kokoreç Günü…
Bundan 2 yıl önce bir Ekim akşamında arkadaşlarım Volkan, Atahan ve Salih ile Kadıköy’de biralamaca yaptıktan sonra kendimizi bir kokoreç tezgâhının başında bulduk. Sohbet ederken her şeyin bir günü varken neden Kokoreç ’in bir kutlama günü yok diye bir konu ortaya attık. Bulunduğumuz günden 1 ay sonrası olan 8 Kasım’ı Dünya Kokoreç günü olsun dedik ve 2 yıldır kutluyoruz.
Amacımız kokoreç farkındalığını arttırmak ve gerçekten sevdiğimiz bir lezzet olan kokorecin de bir günü olmasını amaçlamaktı. Şimdi diyeceksiniz kokorecin günü mü olur, kokoreç sevene her gün kokoreç günü… Evet, kokorecin günü olmaz sevenler için her gündür ama bizim amacımız bu değerin farkındalığını yaratıp bir güne özelde olsa bunu taçlandırmaktı ve başardığımıza inanıyorum. Sosyal medyada yüzlerce kokoreç sever, işletme, dünya kokoreç gününü kutladı ve kutlamaya devam edecektir. Şimdilerde ziyaret ettiğim birçok kokoreç tezgâhı bu güne sahip çıkıyor ve kutluyor.
Peki, nedir kokoreç? Bunca seveni olan, tutkuya dönüşen lezzet.
Kokoreç bağırsağın şişe sarılarak, mangalda pişirilerek yapılan yiyecektir. Mangalı kendisine özgüdür ve odun ateşinde demlendirilerek pişirilir. Ekmek arasında servis edilir. İçine baharat dışında bir şey girmez. Şimdilerde oldukça farklı usulde servis edilmeye başlanmıştır. İzmir usulü tüm Türkiye’ye mal olmuş bir usul olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte yukarıda bahsettiğim şehrimizin ulusallaşması örneği.
Türkçe ’deki kokoreç, Arnavutçadan dilimize girmiştir. Arnavutça ’da kukurec sözcüğü Yunancada karşımıza kokoretsi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bağırsağın şişe sarılıp mangal da pişirilerek yenilmesi balkan uluslarında gözlemlenen bir lezzet türüdür. Sonraları el değiştirip Yunanistan’a geçmiş olan bu kültür mutfağımıza Selanik göçmenleri ve Rumlar tarafından taşınmıştır. İzmir Osmanlının en büyük ticaret limanlarındandı ve içinde bulunduğu bu durum tüm şehir hayatına renk getirmiştir. Liman ticareti ile şehrin lezzetleri çeşitlenmiş, gelişmiş, farklı uluslardan etkilenmiştir. Eski zamanlarda Şehrin ticaretine yön veren Kemeraltı, Çankaya, Konak bölgesinde halen tarihsel olarak bu etkiyi görebiliyoruz.
Dünya yemek kültürüne baktığımızda bağırsağın tüm toplumlarda yenildiğini söyleyebiliriz. Bazı örnekler vermek gerekirse Güney Amerika’da kokorece benzeyen chinchulines, İtalya’da daha farklı yapılan pajata, Lübnan’da stuffed, Çin’de kıyılarak dim sum olarak kullanılmaktadır.
Kokoreç, Türk edebiyatında ilk kez Ömer Seyfettin’in Lokanta Esrarı adlı hikâyesinde Atinalı bir Rum lokantasında yer alması ile bahsedilmiştir.
Eskilerde kokoreç seyyar satıcılarda ve meyhane menülerinde bulunmaktaydı. Güncel olarak seyyar kültürü devam etse de eski ustalarımızın büyük çoğunluğu lezzetlerini dükkânlarına taşımışlardır. Ülkemizde son dönem yaygınlaşan sokak lezzetleri menüleri ve dükkânlarının sayısı artmaya başlamıştır. Önemli restoranların menülerinde sokak lezzetleri ve başta kokoreç gelmeye başlaması beni çok sevindirmekte. Son yıllardaki bu popülerlik, kokoreç pazarı oluşturmuştur. Arz artışı dolayısı ile kokorece uygun bağırsak temininde sorunlar yaşatmakta ve fiyatlar her geçen gün artmaktadır. Bir dönemler ekonomik bir ürün olan kokoreç ve sakatat lezzetleri oldukça değerli hale gelmiştir. Bunun ithal karkas et ihracatı ile olduğu da söylenmektedir.
Kokorecin en lezzetli hali süt kuzudan sarılan bağırsaktan olur. İlkbahar aylarında özellikle süt kuzu zamanlarında kokoreçler oldukça lezzetlidir. Eskilerde kokoreç sadece süt kuzu zamanlarında sarıldığı anlatılır. Bahar aylarını takviminize not edin.
Afiyetle Kalın…
"YİYORUZ, İÇİYORUZ, GEZİYORUZ, YAZIYORUZ..."
Mail : bugunbiraradayiz@bugunbiraradayiz.com
Website : https://www.bugunbiraradayiz.com
Facebook : https://www.facebook.com/bugunbiraradayiz
Twitter : https://www.twitter.com/bugnbiraradayiz
Instagram : https://www.instagram.com/bugunbiraradayiz