BUGÜN BİRARADAYIZ ®
BUGÜN BİRARADAYIZ ® - eburakgunden
@eburakgunden
• YAZAR •
Ankara’da doğmuş bir İzmirliyim. Doğuştan spor sever. Futbol aşığı ve hakemi. Herkes için uygulanabilir ve sürdürülebilir bir beslenme programı olduğuna inanan,Beslenme ve Diyetetik bölümü mezunu, diyetisyen, sağlıklı beslenme serüveninde bir yol arkadaşı, işbirlikçi... Haydi gelin sizlerle birlikte güzel bir serüvene çıkalım...
DEPRESYON VE BESLENME
Tarih : 03.10.2019 • Kaynak : Bugün Biraradayız
PAYLAŞ : Bu içeriği Facebookda paylaş  Bu içeriği Twitterda paylaş  Bu içerği LinkedInde paylaş  Bu içerği Pinterestde kaydet

Çağımızın en büyük sağlık sorunları arasında depresyon ilk sıralarda gelmektedir. Özellikle sonbahar aylarının gelmesiyle bireylerde ruh hali değişiklikleriyle birlikte depresyon ve depresif bir ruh hali ile karşı karşıya kalınabiliyor.

Sağlıklı beslenerek depresyon ile nasıl mücadele edilir? Haydi gelin hep birlikte bakalım…

Birçok insan, depresif ruh hali, ilgi veya istek kaybı ya da enerji azalması, suçluluk duygusu veya düşük öz değer, rahatsız uyku ya da iştah bozuklukları ve konsantrasyon eksikliği olarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan depresyon ya da Hipokrat’ın tabiriyle melankoli ile mücadele etmektedir. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO) depresyonun 2020 yılında kardiyovasküler hastalıklardan sonra en fazla görülen hastalık olacağını bildirmiştir.

Depresyonun genetik ve çevresel birçok nedeni bulunmaktadır sağlıksız beslenme alışkanlıklarının ise bunların arasında olduğu bilinmektedir. Yapılan araştırmalarda sağlıklı beslenmenin depresyon semptomlarına pozitif katkı sağladığını ve depresyonu iyileştirici etkisi olduğunu göstermektedir.

Peki depresyon ile baş edebilmek için nasıl beslenmemiz gerekir?

Depresyondan korunabilmek için
-taze meyve ve sebze,
-tam tahıl,
-balık,
-zeytinyağı,
-az yağlı süt tüketimi ve
-hayvansal gıdalarının az alımı ile karakterize bir diyet örüntüsü düşük depresyon riski ile ilişkilendirilmiştir.

Aksine
-yüksek miktarda kırmızı/ işlenmiş et,
-rafine edilmiş tahıllar,
-tatlılar,
-yüksek yağlı süt ürünleri,
-tereyağı,
-patates ve yüksek yağlı sos,
-düşük meyve ve sebze alımları ile karakterize edilen bir diyet örüntüsü artmış depresyon riski ile ilişkilidir.


Besin öğelerinin depresyon üzerine etkilerinin incelendiği çalışmalarda ise…

Karbonhidratların depresyondan koruduğu fakat karbonhidrat tüketiminde kompleks karbonhidratların tüketilmesi noktasında vurgu yapılmaktadır.

Proteinlerin depresyon üzerin etkisi yapılan araştırmalarda çelişkili sonuçlar verdiğinden ilerleyen çalışmalara gerek duyulmaktadır.

Yağ tüketiminde ise hayvansal ve katı yağlardan ziyade bitkisel sıvı yağlar ve tereyağı gibi kalp-damar sağlığına ve genel insan sağlığına yararlı yağların tüketilmesi gerekmektedir. Yağlı tohumlar diye adlandırdığımız fındık, ceviz, fıstık, badem gibi yemişlerin içeriğindeki yararlı yağların günlük olarak alımının yararlı olacağı bilinmektedir.

Vitamin ve minerallerin de depresyon üzerine etkisi bulunmaktadır.

-
Düşük D vitamini seviyesi doğrudan olmasa da serotonin hormonu kontrolünü sağlamasından kaynaklı olarak dolalı yoldan etkilidir.

-Çeşitli enzimlerin koenzimleri olan B12 ve B6 vitaminleri ile folat, bilişsel performansı ve ruh halini etkilemektedir.

-Düşük selenyum seviyeleriyle depresyon riski arasındaki ilişkinin incelendiği bir çalışmada, düşük selenyum alımında (<71.2 mcg/g) yüksek düzeylere göre riskin 2.7 kat daha fazla olduğu gösterilmiştir.

-Magnezyum (Mg), depresyon patofizyolojisinde yer alan yolakların çoğunda rol oynar ve birçok enzim, hormon ve nörotransmitter sisteminde yer almaktadır. Bu nedenle düşüklüğü depresyon ile ilişkilendirilebilen bir mineraldir.

Diğer beslenme bileşenleriyle ilişkisi

-Probiyotiklerin tüketimi bağırsak mikrobiyotasına pozitif katkı sağlayacağından ve ruh halimiz ile direk ilişkilendirilen bağırsaklarımıza bir hediye olarak görüldüğünden değerli ve faydalı görülmektedir.

-Lifli besinlerin tüketilmesi de aynı şekilde bağırsak faaliyetlerine katkı sağlayacağından ruh sağlığımız için oldukça önemlidir.

-Kahve ve kısmen de çay ve kafeinin depresyon riski üzerine koruyucu etkisi olduğu gösterilmiştir.

-Ginseng, bağışıklığı ve strese bağlı hormonal değişiklikleri etkili bir şekilde düzenleyerek anksiyete ve depresyon gibi psikolojik ve strese bağlı fizyolojik hastalıkları önlemektedir.