Dünyanın varlığını devam ettirebilmesinin en temel şartlarından biridir denge. Doğal dengenin tamamıyla bozulmasının sonucu nasıl yaşam ile bağdaşmıyorsa, dengesiz beslenme ile sağlıklı yaşam arasında da aynı ilişkiden bahsedebiliriz.
Peki nedir bu dengeli beslenme?
En kısa açıklaması diyet yaparken şayet herhangi bir sağlık sorunuz yok ise canınızın istediğini yemek/içmek demektir ki akıllara nasıl yani sorusunu da beraberinde getirir… Evet hem pizza yiyip hem kilo vermekten bahsediyoruz…
Dengenin ilk koşulu, gün içinde yiyeceklerden aldığınız enerji ile harcanan enerji arasındaki denge…
Kilo verebilmek için, fiziksel aktivite + bazal metabolizma hızı ile gün içinde harcanan enerjinin, yiyecekler ile vücudunuza aldığınız enerjiden fazla olması gerekmektedir. Kilonuzu korumak istiyorsanız bu eşit, kilo almak istiyorsanız ise tam tersi bir dengeden bahsetmemiz doğru olacaktır.
Dengenin bir diğer koşulu ise günlük tüketilen karbonhidrat, protein, yağ olarak bildiğiniz makro besin öğelerinden gelen enerjinin dengesidir…
Gün içerisinde ihtiyacınız olan kalori ne ise bu kaloriyi yüzdelik değerlerle beslenme planınıza uygulamamız gerekmektedir. Örneğin günlük kalorinin %50-55 kadarı Karbonhidrat kaynaklı besinlerden gelmesi günlük karbonhidrat ihtiyacını karşılayacaktır. Protein ve yağlarında yüzdelik hesaplamalarla diyete uyumlu hale getirilmesi ile beslenme planındaki makro besin ögesi dengesi sağlanacaktır. Hedefe ve mevcut hastalıklara göre değişebilen bu değerler bizlere yani diyetisyenlere danışılarak belirlenmesi, hedefinize daha sağlıklı yoldan ulaşmanızı sağlayacaktır.
Makro besin ögesi dengesi olmazsa örneğin almanız gerektiği kadar kalori alıyorsunuz fakat farkına varmadan karbonhidrat ağırlıklı beslenme izliyorsanız bunun geri dönüşü size abdominal yağlanma dediğimiz, ama toplumca göbek olarak yakından tanıdığımız bir sorun oluşturacaktır. Protein ve yağ ağırlıklı beslenmeler de bunun gibi sağlığınızı bozacak etkiler gösterecektir. Bu nedenle dikkatli olunması gereken bir durumdan bahsediyoruz.
Hepsi sağlandıktan sonra geriye hazırlanan beslenme planınızın dengesi kalıyor…
İşte burası çok keyifli. İnsanız, sosyal varlıklarız hepimizin doğum günü, yılbaşı, çoğumuzun evlilik yıl dönümü, tanışma seneyi devriyesi diye devam eden özel günleri var. Böyle günlerde hazırladığımız diyet programlarına uyum doğal olarak bir hayli zor oluyor. Kendimizi özel hissettiğimiz günlerde dilediğimizi yemek/içmek isteriz öyle değil mi?
Örneğin, Diyet İzmir olarak bizim yazdığımız beslenme planlarında herhangi bir sağlık sorunu vb. yoksa yasak da yoktur. Diyet kelimesi insana her zaman kısıtlanmışlık hissi verse de aslında içinde özgür olabileceğiniz bir alan yaratılınca öyle olmadığını görebiliyorsunuz. Buna kimisi doya doya zayıfla der, kimisi mutlu diyet, biz buna özgürlük diyoruz. Unutmayalım kilo vermek kadar mutlu olmaya da ihtiyacımız var.
Gün içerisinde beslenme programınızın dengesini sağlayabilmeniz için besin gruplarını iyi şekilde öğrenmeniz gerekmektedir. İşin en yorucu ama sanki bir restorana gitmiş menüden yiyecek seçiyormuşçasına keyifli hissettiren kısmı burası. Sağlık durumunuza göre seçebileceğiniz seçenekler ile günlük beslenme planınızı diyetisyeninizin planına uygun oluşturmak size hayat boyu sürdürülebilir, sağlıklı beslenmenin perdesini aralıyor. Kim hayatı boyunca her öğün yiyeceği yemeğin bir başkası tarafından belirlenmesini ister ki, buyurun işte size özgürlük…
Evet Diyet İzmir olarak bu yazımızda size balık vermedik, balık tutmanın nasıl bir şey olduğundan bahsettik. Denge her şeyden önce disiplin gerektirir bu nedenle kendinize “Ben istediğimi yiyerek kilo vermek istiyorum.” derken “Acaba disiplinli biri miyim ya da olabilir miyim?” sorusunu da sormanızda fayda var.
Bir sonraki yazımızda tekrar görüşmek üzere.
Sağlıklı günler, yarınlar dileriz, sağlıklı ve hoşça kalın…
Diyetisyen Enver Burak GÜNDEN
https://www.instagram.com/diyet_izmir/